Sağlıklı Sosyaller  

Kemik Erimesine Egzersiz - Nil Diyet

Anasayfa > Yazılı Basın > Kemik Erimesine Egzersiz




Kemik Erimesine Egzersiz

ARAŞTIRMALAR her 10 kadından 5'inin osteoporoz riski taşıdığını gösteriyor. Peki, halk dilinde kemik erimesi olarak adlandırılan osteoporozdan korunmak için neler yapmanız gerekiyor?
NİL’LE DİYETLİ GÜNLER
NİL ŞAHİN GÜRHAN
nil@nildiyet.com
OSTEOPOROZA KARŞI GÜNEŞE ÇIKIN
Osteoporoz, halk dilinde kemik erimesi olarak adlandırılan, kemiklerde mineral yoğunluğunun azalmasına bağlı olarak ortaya çıkan ve kemiklerin kolay kırılmasına sebep olan bir hastalık. Yapılan araştırmalarda dünyada ve ülkemizde her 10 kadından 5'i osteoporoz acısından risk taşıdığını biliyor musunuz?
En çok kadınlarda görülen kemik erimesinden etkilenmemek için doğru yaşam tarzı, düzenli egzersiz, sağlıklı ve yeterli beslenmeliyiz. Kemik yoğunluğu açısından en önemli mineral kalsiyumdur. Yeterli kalsiyumun beslenme programında düzenli olarak yer alması osteoporoz riskini azaltırken, kalsiyumdan fakir bir beslenme programı osteoporoz için en büyük risktir.
Kalsiyumun vücutta sağlıklı ölçülerde olması için;

  • Her gün güneşe çıkın; Yetersiz D vitamini alımı kalsiyumun vücutta kullanılabilirliğini azaltır. D vitamini ihtiyacını besinlerle yeteri kadar karşılamamız mümkün değil. D vitamini için her gün 15 dakika direk güneş ışığına çıkmalısınız. Güneşten yeteri kadar yararlanamadığınız durumlarda Doktor kontrolünde D vitamini takviyeleri almalısınız.
  • Yeterli ve dengeli beslenin; Kalsiyumun bedende vazifesini en iyi şekilde yapması için yeterli ve dengeli bir beslenme programı takip edin.
  • Yüksek proteinli ve dengesiz beslenmeden kaçının; Beslenme programının protein içeriği de en az yağ ve posa kadar önemlidir. Çünkü protein zengini karbonhidrat fakiri dengesiz diyetler vücuttan kalsiyum atımını artırır.
  • Aşırı yağlı diyetlerden kaçının. Aşırı yağ vücuttan kalsiyum atımını arttırır. •          Yüksek posalı ve lifli beslenmeyin Aşırı posa tüketimi kalsiyumun diyetle alınmasını engeller ve vücuttan kalsiyum atımını arttırır.
  • Sigara içmeyin. Sigara, sağlığımızın düşmanı olduğu kadar kemiklerimizin de düşmanıdır. Östrojen üretimini azaltarak kalsiyum emilimini olumsuz etkiler.
  • Çok çay kahve, gazlı içecekler tüketmeyin. Kafein ve kafein içeren içeceklerin tüketimi ile osteoporoz arasında ilişki olduğu bilimsel çalışmalarca gösterilmiştir. Yaşam boyu yüksek kafein alımı özellikle kalça bölgesinde kemik mineral yoğunluğunu azaltır. Yapılan çalışmalar yüksek kafein tüketen bayanların beslenme programlarına en az bir su bardağı daha süt ilave ederek bu olumsuz etkiden kurtulabileceklerini gösterir.
  • Alkol tüketiminde aşırıya kaçmayın. Alkollü içeceklerde en az kafeinli içecekler kadar osteoporoz açısından risk oluşturur. Alkol tüketiminde aşırıya kaçılması idrarla kalsiyum atımını arttırır. Kalsiyum atımının artması kemiklerden kalsiyum kaybının artması anlamına gelir ki, bu da osteoporozun oluşma riskini arttıran bir durumdur.
  • Hareket edin. Egzersiz ve düzenli fiziksel aktivite beden ve ruh sağlığını koruduğu gibi sağlık üzerinde de olumlu etkileri vardır. Yürüme, koşu, fıtness gibi egzersiz türleri kemik gücünün korunmasında olumlu etkiye sahip. Hareketsizlik kemik mineral yoğunluğunu olumsuz etkiler. Yapılan çalışmalar 6 ay ve üzerinde süren hareketsizliğin kemiklerden mineral kaybını arttırdığını gösteriyor. Çeşitli nedenlerle hareketsiz kalan kişilerin mutlaka doktorlarına ve egzersiz uzmanlarına danışıp kemik mineral yoğunluğunu korumak için neler yapmaları gerektiğini öğrenmeleri gerekir.



Yazılı Basın



Nil Diyet Bilgilendiriyor


Şeker hastası olan bireyler spor yaparken yanında mutlaka meyve ve ya meyve suyu bulundurmalıdır.




Nil Diyete Sor

Uzmanına Sor

 

Copyright © 2016 Tüm Hakları Saklıdır
Sosyal Medya
E-Bülten Üyeliği

Haberiniz Olsun



NilDiyet.com kullanıcıyı bilgilendirmek amacıyla içeriğini hazırlamaktadır. Sitede yer alan bilgiler uzman kontrolünün yerini tutamaz. Bu bilgiler şahsi tanı ve tedavi yöntemi olarak değerlendirilmemelidir. Sitedeki kaynaklardan yola çıkarak ilaç tedavisine başlanmamalı ve tedavi değiştirilmemelidir. Bu sitede yer alan yazılar kaynak gösterilmeden, kısmen de olsa kullanılamaz.