Sağlıklı Sosyaller  

İçten Gelen Güzellik - Nil Diyet

Anasayfa > Yazılı Basın > İçten Gelen Güzellik




İçten Gelen Güzellik

Cilde iyi gelen besinler
Sağlıklı bir cilt için olmazsa olmaz besinler neler? Besinlerin cildimiz için kullandığımız kozmetik ve güzellik ürünlerinden çok daha etkili olduğunu biliyor muydunuz? Yediğimiz yiyeceklerin cildimiz dahil bütün sağlığımız üzerine önemli ve güçlü etkileri var. Peki cilt sağlığı ve güzelliği için hangi besin öğeleri önemli, bu besin öğelerini almak için hangi besinleri tüketmek gerekir? Beslenme ve Diyet Uzmanı Nil Şahin Gürhan cevapladı.
Akneye neden olan besinler nelerdir?
Cildimizde bulunan yağ bezlerinden, sebum denilen bir madde salgılanır. Yağ yapısında bir madde olan sebum cildi korur. Sebum kıl kökünden dışarıya çıkamadığı zaman birikir ve ölü hücrelerin atılmasını engeller. Burada da akneye neden olan bakterilerin üremesi için uygun ortam oluşur.
Peki yediklerimiz akne oluşumunu etkiler mi?
Yapılan çalışmalar yağlı ve şekerli yiyeceklerin akne oluşumunu tetikleyebileceğini gösteriyor. Şekerli yiyecekler kanda insülin miktarımızı aşırı arttırıyor ve bu da diğer hormonlarımıza yansıyor. Bu artış sonucu cildimizin sebum üretimi de artıyor ve akneye neden olan bakterilerin üremesi için uygun ortam oluşuyor. Bu açıdan lif oranı yüksek kompleks karbonhidratları (meyve- sebze, tam tahıllar) beslenmemizde daha çok tercih etmemiz gerekir. Yapılan çalışmalar süt tüketimi ile akne arasında da bir ilişki olduğunu göstermekte. Süt içerisinde bulunan hormonların ve büyüme faktörünün akne oluşumunu tetiklediği iddia ediliyor. 2005 yılında yapılmış bir çalışma ergenlik döneminde daha fazla süt tüketen bireylerin daha fazla oranda akne sorunu yaşadığını göstermiştir. Özellikle akne sorunu olan ergenler kalsiyum ihtiyacını yoğurt, kefir ve ayran olarak tüketmelidir.
Akne için cildimize ne uygulayabiliriz?
Limon; Limon anti bakteriyel ve anti mikrobiyal özellikleriyle akneye neden olan bakterilerle savaşır. Limonda bulunan sitrik asit cildimizden ölü hücreleri uzaklaştırır, peeling etkisi gösterir. Tıkanmış gözeneklere iyi gelir. Limon suyu aynı zamanda cildin pH dengesini sağlar. Sivilcenin kızarıklığını azaltır. Limon suyunu cildiniz için tonik şeklinde uygulayabilirsiniz. Cildiniz hassasa su ekleyerek kullanın. Sonrasında bol su ile yıkayın.
Maden suyu: Cildi rahatlatan, gerginleştiren ve pürüzsüz bir görünüm kazandıran maden suyu, aynı zamanda arınma sağlar. Maden suyunu hem içecek olarak tüketerek hem de cilt temizliği ve bakımında harici olarak kullanarak fayda sağlamak mümkün, ölü hücrelerin uzaklaştırılmasında etkili olan maden suyu cildinize aynı zamanda parlaklık sağlar.
Bal ve tarçın: Birlikte inflamasyonu ve kızarıklığı azaltıyorlar. Bal da tarçın da anti mikrobiyal özellik gösteriyor ve bu sayede akne oluşumunun engellenmesine yardımcı oluyorlar. Bal ve tarçın ile hazırlanan yüz maskesi sivilce oluşumunu engelleyici ve iyileştirici etki gösteriyor. 3 yemek kaşığı bal ile 1 yemek kaşığı toz tarçın karışımı ile hazırlanan maskeyi 10 dakika bekletip, daha sonra bol su ile durulamalısınız.
A vitamini
A vitamini, diğer adıyla retinol cilt sağlığı için olmazsa olmaz bir vitamindir. A vitamini cilt sağlığımıza deri hücrelerinin yenilenmesini sağlayarak katkı da bulunur. Cildin yağ üretimini dengeler ve bu sayede akne oluşumunu engeller. A vitamini aynı zamanda antioksidan özelliği ile cildimizi dış etmenlere karşı korur, dayanıklı hale getirir. A vitamini eksikliğinde cildimiz pul pul oluyor ve sertleşiyor. Cildimizin sağlığı için gereken günlük A vitaminini pek çok besinden karşılayabiliriz, özellikle koyu yeşil yapraklı sebzeler, havuç, balkabağı, kayısı, kırmızı biber, yumurta sarısı A vitamininden oldukça zengin. Her sabah kahvaltıda 1 adet yumurta yemek, öğünlerde yeşil yapraklı sebzeler ve havuçla bol salata tüketmek, haftada 2 gün kırmızı et, 2 gün de balık yemek, her gün 2-3 su bardağı kadar kalsiyum grubu yiyecek (süt, yoğurt, kefir, ayran) tüketmek A vitamini ihtiyacımızı karşılamak için yeterlidir.
C vitamini
C vitamini cildimiz için elzem olan kollojen üretiminde rol oynuyor. Kollojen cildimizin sağlamlığı, sıkı ve esnek olması için gerekli. Besinlerle aldığımız C vitamini antioksidan görevi ile cilt sağlığımıza ve cildin hızlı yenilenmesine katkı sağlıyor, zararlı güneş ışınlarından koruyor. Cildimizin parlak ve genç görünmesini sağlıyor. C vitamininden zengin sebze ve meyveler; portakal, mandalina, greyfurt, nar, elma, limon, biber, brokoli, karalahana, ıspanak gibi yiyecekleri mevsimine uygun bir şekilde her gün yemeliyiz. E vitamini, uzun zamandır cilt bakımında kullanılan bir vitamindir. Güneş kremlerinden losyonlara kadar geniş çapta kozmetik ürünlerde E vitamini bulunuyor. Cilde dıştan uygulandığı gibi, besinlerin içeriğinde bulunan E vitamini de etkin fayda sağlıyor. E vitamini antioksidan özelliği ile cildin yapısını dış etmenlerden koruyor. Cildin kendini yenilemesine yardımcı olur ve kollojen yapısını destekleyerek kırışıklıkların oluşumunu önler. E vitamini yetersizliğinde cildin yapısı bozulur, parlaklığı gider. Cildimizin daha canlı ve sağlıklı olması için besinlerle E vitaminini yeterli almalıyız. E vitamininden zengin olan kuru yemişleri (fındık, badem, ceviz, ay çekirdeği, fıstık gibi) her gün 1 avuç yemeliyiz. Ayrıca salatalarımıza zeytinyağı ilave etmek, ıspanak, brokoli gibi sebzeleri tüketmek de E vitamini ihtiyacımıza destek sağlar.
Çinko
Çinko cilt sağlığımız için çok önemli bir mineraldir. Çinko cildin hızlı yenilenmesinde ve yaraların hızlı iyileşmesinde direk etki eder. Aynı zamanda antioksidan özelliği ile cildimizi güneşin zararlı ışınlarına karşı korur. Yapılan pek çok çalışma çinkonun akneyi kullanılan antibiyotikler kadar etkin bir şekilde azaltabildiğini gösteriyor. Çinko cildimize aynı zamanda A vitamininin etkinliğini destekleyerek katkı sağlar. Çinko takviyesi vücudumuzda A vitamini seviyelerini arttırıyor ve bu sayede akneye karşı cildi koruyor. Yapılan çalışmalar akneye sahip bireylerin çinko seviyelerinin normalden düşük olduğunu gösteriyor. Peki cildimiz için hangi besinlerle çinko seviyemizi yükseltebiliriz? Et, tavuk, balık, yumurta, kabak çekirdeği, fındık, ceviz, badem, kuru baklagilleri her gün dengeli bir şekilde tüketerek çinko ihtiyacımızı karşılayabiliriz.
 Su
Cildimizdeki hücreler, vücudumuzdaki hücreler gibi büyük oranda sudan oluşur. Hücrelerimizde su ne kadar düşük seviyelerdeyse, o derece yapısı ve işlevleri bozuk olur. Eğer cildimiz ihtiyacı olan suyu alamazsa yetersiz hidratasyon sonucu kuruluk, pul pul dökülme söz konusu olur. Cildimiz bu şekilde kuru olduğunda kırışmaya daha fazla meyillidir. Cildimiz kuruduğunda su içerek içten desteklemeliyiz. Nemlendirici kullanımı su içebiliyorsak, kayda değer fayda sağlayabilir. Su vücudumuzdan toksinlerin ve zararlı maddelerin uzaklaştırarak cildimizin sağlığına sağlık katar. Güzel ve sağlıklı bir cilt için günde en az 8-10 bardak su içmeliyiz.
E vitamini, uzun zamandır cilt bakımında kullanılan bir vitamindir. Güneş kremlerinden losyonlara kadar geniş çapta kozmetik ürünlerde E vitamini bulunuyor. Cilde dıştan uygulandığı gibi besinlerin içinde bulunan E vitamini etkin fayda sağlanıyor. E vitamini antioksidan özelliği ile cildi dış etmenlere karşı korur. Cildin kendini yenilemesine yardımcı olup, kollojen yapısını destekleyerek kırışıklık oluşumunu engeller. Cildimizin daha canlı ve sağlıklı olması için E vitaminini besinlerden yeterli almalıyız. E vitamininden zengin olan kuruyemişleri (fındık, badem, ceviz, ay çekirdeği, fıstık gibi) her gün bir avuç yemeliyiz. Ayrıca salatalarımıza zeytin yağı ilave etmek ve ıspanak, brokoli gibi sebzeler tüketmek de E vitamini ihtiyacımıza destek sağlar.
Diyetisyen Nil Şahin Gürhan



Yazılı Basın



Nil Diyet Bilgilendiriyor


Bombeleşmiş konserve kutularını satın almayın, zehirlenirsiniz. Bombeleşme, konservede zararlı bakterilerin ürediğini gösterir.




Nil Diyete Sor

Uzmanına Sor

 

Copyright © 2016 Tüm Hakları Saklıdır
Sosyal Medya
E-Bülten Üyeliği

Haberiniz Olsun



NilDiyet.com kullanıcıyı bilgilendirmek amacıyla içeriğini hazırlamaktadır. Sitede yer alan bilgiler uzman kontrolünün yerini tutamaz. Bu bilgiler şahsi tanı ve tedavi yöntemi olarak değerlendirilmemelidir. Sitedeki kaynaklardan yola çıkarak ilaç tedavisine başlanmamalı ve tedavi değiştirilmemelidir. Bu sitede yer alan yazılar kaynak gösterilmeden, kısmen de olsa kullanılamaz.