Sağlıklı Sosyaller  

Sindirim Sistemi Hastalıklarında Beslenme Danışmanlığı - Nil Diyet

Anasayfa > Hizmetlerimiz > Sindirim Sistemi Hastalıklarında Beslenme Danışmanlığı




Sindirim Sistemi Hastalıklarında Beslenme Danışmanlığı

Sindirim sistemi; ağızdan anüse kadar uzanan uzun bir yoldur. Ağızda dişlerimizle parçaladığımız besinler uzun bir yol katederek, başta mideye ordan ince ve kalın barsaklara ulaşırlar. İnce barsaklarda emilen besin öğeleri artıkları ise kalın barsak boyunca ilerler ve dışarı atılır.

Sindirim sistemi sağlığımızın korunması ve geliştirilmesi açısından genel sağlık açısından da önem taşır. Çünkü tükettiğimiz besinlerin vücudumuz tarafından kullanılabilmesi için sindirilmeleri ve sağlıklı bir şekilde barsaklardan emilmeleri gerekmektedir. Hafife alınan birçok sindirim sistemi hastalığı gelecekte sağlık durumumuzu olumsuz etkiler.

Ağız hastalıkları, diş çürükleri, tükürük bezi hastalıkları, ağızda yara gibi durumlarda kişiler çiğneme ve yutma güçlüğü yaşarlar. Sürecin uzaması halinde yetersiz besin alımı ve besinsel ihtiyaçların karşılanamaması nedeni ile kilo kaybı, halsizlik ve yorgunluk gibi olumsuz durumlar oluşabilir. Bu durumdaki bir kişinin bireysel besin öğesi ihtiyaçları hesaplanmalı ve uygun besin veya besin destekleri ile ihtiyaçlarını karşılaması sağlanmalıdır.

Yemek borusu hastalıklarında da tıbbi beslenme tedavisi uygulanması gerekir. Ülkemizde çok sık rastlanan gastroözafagial reflü hastalığında hastalığa ve kişiye özel hazırlanmış beslenme programı; kişinin reflü olma sıklığını azaltır, hastalığın oluşturduğu diğer rahatsızlıkların önüne geçmeye destek olur.

Sindirim sistemi hastalıkları arasında en sık görülenler mide ile ilgili sağlık sorunlarıdır. Gastrit ve ülserde; mide mukozasının tahriş olmaması ve hastalığın ilerlememesi için hastalığa özel tıbbi beslenme tedavisi uygulanması gerekir. Bu hastalıklarda; kişiye özel hazırlanacak olan beslenme programı ile hastalıkların ilerlemesi, olası kanamalar, iştahsızlık ve kilo kaybı gibi durumların önüne geçilebilir ve aynı zamanda mide kanserine yakalanma riski azalır.

İnce barsak hastalıkları içerisinde en sık rastlanan hastalıklar; ishal ve kabızlıktır. İshal; enfeksiyon sonucunda oluşabileceği gibi, çölyak gibi bazı emilim bozuklukları hastalıklarında, besin alerjisi olan kişilerde ve beslenme yetersizliğinde de oluşabilir. İshal ile vücuttan su ve mineral kaybı yoğun olmaktadır. İştahsızlık ve kilo kaybı da ishalin oluşturduğu olumsuzluklardandır. İshalin kısa dönemde sonlanması, vücudun sıvı ve mineral ihtiyacının karşılanabilmesi için hastalığa özgü beslenme tedavisi uygulanmalıdır. Kabızlığın en sık görülen nedenleri; yanlış beslenme tarzı ve fiziksel aktivite azlığıdır. Sağlıklı beslenme ilkelerine uygun, kişiye özel beslenme programı ile bu nedenlerle oluşan kabızlığın önlenmesinde önemlidir.

Kalın barsakta iltahabi hastalıklar oluşabileceği gibi kolonun düzensiz çalışmasına bağlı olarak mutsuz barsak sendromu hastalığı da gözlenebilir. Bu tür hastalıkların ishal, kabızlık, şişkinlik, kilo kaybı gibi sağlık sorunları oluşturmaması için hastalığa özgü beslenme programının takip edilmesi gereklidir.

Nil Diyet olarak Sindirim sistemi hastalığı beslenme danışmanlığında amacımız; kişinin besinsel ihtiyaçlarını belirleyerek, kişiye özel hazırlanmış beslenme programı ile ihtiyaçların karşılanması sağlayarak yetersiz beslenmenin önüne geçmek, hastalığa bağlı oluşacak diğer sağlık sorunlarının görülme riskini azaltmak ve kişinin hastalığına uygun beslenmesini sağlayarak yaşam kalitesini arttırmaktır.

Nil Diyet



Hizmetlerimiz



Nil Diyet Bilgilendiriyor


Kızarmış balıklarda omege-3 içeriği azalır bu nedenle balıklarınızı ızgara, buğulama ya da fırında pişirin.




Nil Diyete Sor

Uzmanına Sor

 

Copyright © 2016 Tüm Hakları Saklıdır
Sosyal Medya
E-Bülten Üyeliği

Haberiniz Olsun



NilDiyet.com kullanıcıyı bilgilendirmek amacıyla içeriğini hazırlamaktadır. Sitede yer alan bilgiler uzman kontrolünün yerini tutamaz. Bu bilgiler şahsi tanı ve tedavi yöntemi olarak değerlendirilmemelidir. Sitedeki kaynaklardan yola çıkarak ilaç tedavisine başlanmamalı ve tedavi değiştirilmemelidir. Bu sitede yer alan yazılar kaynak gösterilmeden, kısmen de olsa kullanılamaz.